Kitaplarımız

Our books

Kitaplarımız


Devrimci Mücadeleye Adanan Yaşamlar

Elif Çağlı

Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.


1 Ocak 2003

Savaş Tamtamları Çalınırken

petrol-amerika.jpg

Burnumuzun dibinde işçi ve emekçilerin birbirlerine kırdırılacağı bir emperyalist savaşın tamtamları çalınırken, Türkiye de alt-emperyalist hesaplarla bu savaşa müdahil olmaya hazırlanıyor. Elif Çağlı bu yazısında bir yandan Türkiye'nin şu anda içinde bulunduğu politik atmosferi irdeleyerek ...

When War Drums Are Beaten

One should never be misled by the cheap heroism of the Turkish bourgeoisie - its government, official opposition, organisations of capital, General Staff - that gives a false impression of anti war attitude. There cannot be a common point between the genuine anti war attitude of the overwhelming majority of the working class and toiling masses and the attitude of bourgeoisie. Because their problem is not their conscience but wallets. What troubles them is not mutual massacring of sons of poor people but whether they will profit from the adventure of war they will set out. Now the Turkish bourgeoisie comparatively reckons the loss and profit in case of both giving and not giving support to war in Iraq. So the prospect of an imperialist war exposes the disgusting face of capitalism in a ...


22 Aralık 2002

İşçi Arkadaşlarıma Mektup

–Nijeryalı Bir İşçiden–

Bu mektubun dünyanın pek çok yerindeki işçilerin koşullarını dokunaklı bir biçimde tasvir ettiğine inanıyoruz. Bu acıya son verme zamanı gelmiştir!


8 Aralık 2002

Brezilya Seçimlerinin Ardından

Latin Amerika’da tutuşan ateş tüm coğrafyayı sararak büyüyor. Dünya ekonomisinin içine girdiği daralma ve kriz dönemi, en sorunlu bölgelerde kendini tüm çıplaklığıyla açığa vuruyor ve sömürülen kitleler kapitalist sistemin saldırılarına karşı tepki gösteriyor; toplumsal muhalefet alabildiğine artıyor. Bugüne kadar askeri darbeler ve iç çalkantıların en sık yaşandığı Latin Amerika, özellikle 1990’lardan itibaren işçi sınıfının giderek etkisini arttırdığı bir süreç yaşıyor.

İkinci Dünya Savaşı Sonrası ABD Askerlerinin Hareketinden Dersler: 1945-1946 Grevleri

Savaşa karşı Marksist tutumun en önemli bileşenlerinden biri olan askerler arasında devrimci ajitasyon yürütmenin ne denli zorunlu ve mümkün olduğunu anlamak için tarihsel hafızanın canlı tutulması gerekir. Bu yazı, 2. Dünya Savaşından sonra ABD askerleri arasında kitlesel bir muhalefetin nasıl geliştiğini ele alıyor.


2 Aralık 2002

1 Aralık Eyleminin Ardından

Sendikalar, siyasal partiler, demokratik kitle örgütleri ve çeşitli siyasi dergilerden oluşan yaklaşık 150 bileşenli Koordinasyonunun düzenlediği Irak'ta Savaşa Hayır mitingi 1 Aralıkta İstanbul'da gerçekleştirildi. Mitinge yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Yanı başında çıkacak bir savaş tehlikesiyle burun buruna olan bir ülke için katılım oldukça düşüktü.


25 Kasım 2002

Emperyalist Savaşa Karşı Sınıf Mücadelesini Yükselt!

1 Aralıkta Alanlara!

dunya-savasi.jpg

Görevimiz “savaşa hayır” sloganlarıyla yetinmek değil, emperyalist savaşa karşı sınıf savaşımını yükseltmektir. Kapitalist sistem ortadan kalkmadan savaşlar asla son bulmayacaktır. Dünya işçi sınıfı, insanlığın kurtuluşu mücadelesine girişmek zorunda. Tüm insanlık kültürü ve birikimi, geleceğin ...


22 Kasım 2002

Ekonomik Kriz ve Latin Amerika’daki Devrimci Yükseliş

İşçi sınıfı dünyanın her yerinde, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyete dayanan kapitalist sistemi ortadan kaldırmadıkça, sömürüden ve baskılardan kurtulmak mümkün değildir. Aynı şekilde, toplumun diğer ezilen kesimlerinin kurtuluşu da işçi sınıfının zaferine bağlıdır. Şurası çok açık ki, Amerikan emperyalizminin arka bahçesinde gerçekleşecek muzaffer bir devrim, kısa sürede tüm kıtayı saracaktır. Daha da önemlisi, dünyanın hemen her yerinde devrimci mücadeleyi yükseltecek bir enternasyonalist önderliğin olması durumunda, Latin Amerika’dan yayılacak devrim ateşi dünya devriminin yangınını tutuşturacaktır.


8 Kasım 2002

Bir Seçimin Ardından

Emekçi kitlelerin bu seçimde bayatlamış burjuva partilere indirdiği tokat insanın hoşuna gitse de, biliyoruz ki örgütsüz halk bu düzeni değiştiremez ve hangi burjuva partisini iktidara getirirse getirsin, kapitalist düzenin sorunlarından kurtulamaz. Komünistlerin görevi, burjuva liberal papazların telkinlerinin tam tersine, işçi sınıfının öfkesini bilinçli bir düzen karşıtlığına dönüştürebilmek, tepkiyi gerçek anlamda örgütleyebilmek ve düzen karşıtlığının kendisini sokakta ifade ve ispat edebilmesinin yolunu açmaya çalışmak olmalı... Nasıl ki burjuvazi kendi sınıf çıkarları doğrultusunda AKP iktidarını yeni bir dönem olarak ilân edip moral depolamaya çalışıyorsa, bize düşen görev de işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda mücadeleyi yükselteceğimiz yeni bir dönemi başlatmak olmalıdır.

In the Wake of the Turkish Elections

Although the blow inflicted by the toiling masses against the rotten bourgeois parties is welcome, we understand that, unless they are organised, the masses cannot reform this system. Nor can they resist the attacks of the capitalist system, whatever bourgeois party they bring to power. The task of communists, contrary to the propaganda of the bourgeois liberal priests, is to transform the anger of the working class into a conscious opposition to the system. Their task is to organise the struggle effectively, and prepare the way for the underlying opposition to the system to express itself clearly and prove itself on the streets. Now the broad masses are expecting jobs, democracy etc., from the AKP government. ... The truth has to be explained and the advanced layers need to be ...

Turkish election - a political earthquake

Under conditions of deep economic crisis, mass unemployment and war, Turkey will be shaken to its foundations. Erdogan and the AKP have no answer to the problems faced by the masses. After an initial period of lull, as the masses digest their experience, there will be the beginnings of a mass movement, particularly on the industrial front, which will bring the working class into collision with this government. The stage will be set for an enormous upswing of the class struggle in Turkey.


7 Kasım 2002

EKİM'den Bir Yaprak

19191107-lenin_second_anniversary_october_revolution_moscow.jpg

Bundan 85 yıl önce gerçekleşen büyük Ekim Devrimi hâlâ işçi sınıfının devrimci mücadelesinin en büyük ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. 20. yüzyıla damgasını basan bu şanlı devrim, aslında nice önemli derslerle yüklü uzun bir devrim sürecinin ürünüdür. Çeşitli bakımlardan üzerinde durulması ...

Dünyayı Sarsan On Gün

1917_kornilov_darbesine_karsi_bolsevik_isci_milisi.jpg

İşçi sınıfı tarihinden öğrenmiş bulunuyoruz ki; proletarya içinde kök salmış, sendikaları kendi önderliği altına almış, sınıfın en devrimci, en fedâkâr kesimleri içinde örgütlenmiş, kararlı, disiplinli, kurmayları olan, saldırıya uğradığında dağılmadan ricat edebilecek kadar esnek bir yapıya ...


28 Ekim 2002

Seçime Doğru

Yalnızca Türkiye'de değil dünyada derinleşen bir krizin ve çok önemli altüstlüklerin yaşanmaya başlandığı koşullarda Türkiye bir erken genel seçime gidiyor. 3 Kasım seçimlerinin sorunları çözmeyeceği, tersine kim seçilirse seçilsin 4 Kasım sabahı devasa bir sorunlar kümesiyle yüz yüze gelineceği ortada. Düzen partilerine oy yok! İşçi sınıfının örgütlü devrimci gücünü yansıtacak bir siyasal alternatif henüz yaratılabilmiş değil. Ama yine de işsizliğe, yoksulluğa, baskılara, tek kelimeyle kapitalizm belâsına ve kapıya dayanan emperyalist savaş tehlikesine karşı ortak bir ses yükseltmek gerekiyor. İşçi sınıfının devrimci mücadelesinin henüz daha ileri hedeflere adım atamadığı günümüz koşullarında, temel görevlerimizi asla unutmaksızın bu genel seçimde DEHAP'ın desteklenmesinin sınırlı da ...

Ekim Ayı Mücadele Ayı Oldu

İşçi sınıfının devrimci dinamiklerinin tükendiğini, yeni toplumsal dinamikler aramak gerektiğini söyleyenlere inat, dünyanın her köşesinden "biz buradayız" diyen işçilerin ayak sesleri duyuluyor. Birileri sendikaların mevcut konumlarından hareketle bu örgütlerin tükendiğini, bozulduğunu, gericileştiğini söyleyerek "el değmemiş" yeni toplumsal örgütlülükler yaratmayı tartışadursunlar, dünyanın pek çok yerinde işçiler sendikaların tepesindeki bürokratları silkeleyip atmaya ve örgütlerine sahip çıkmaya başladıklarının mesajlarını veriyorlar.


22 Ekim 2002

Sahte Cennetlerin Öteki Yüzü

Göçmen İşçilik Olgusu

Akıldışılık ve çürüme, toplumsal hayatın bütün alanlarına her geçen gün daha fazla hakim oluyor. Kapitalist üretim tarzı, bir taraftan insanlığın kurtuluşunun maddi olanaklarını yaratmayı sürdürse de, diğer taraftan emekçi kitleleri dünyanın her yerinde felâketlerin bin bir türüne maruz bırakmaya devam ediyor. Sermayenin dillendirmekten bıkmadığı kurtuluş vaatleri ise, işçi sınıfı için yeni cehennem azaplarından başka sonuçlar vermiyor. Yaratılan yanılsamalardan biri de gelişmiş kapitalist ülkelerde işçileri sorunsuz bir refah ortamının beklediğidir. Boş propagandalara kanıp gelişmiş ülkelere kapağı atmak için çabalayan binlerce işçi, göç yollarına düşüyor. Kapitalizmin sahte cennetlerine kurtuluş umudu ile akın eden bu göçmen işçi kitleleri, kapitalist ...


15 Ekim 2002

Engels ve İnsanın Gelişimi

Engels’in 1876’da yazdığı ama ancak 20 yıl sonra yayınlanan İnsansı Maymundan İnsana Geçişte Emeğin Rolü adlı broşür, insanın gelişim teorisi konusunda parlak kavrayışlar içeriyordu.


8 Ekim 2002

Afganistan: Tarihsel Bir Bakış

Afganistan'da devam eden mevcut savaşı anlamak için, bu trajik toprakların tarihini şekillendiren faktörleri göz önünde bulundurmak gerekir. Afgan tarihi, Afganistan'ı art arda zapteden istilâcılar sayesinde pek çok iniş çıkıştan geçmiştir...

Emperyalist Savaş Rüzgarları

savas6.jpg

Savaş, emperyalist sistemin anarşik doğasından kaynaklanan ve tekrar edip duran bir olgu olarak kendini gösteriyor. Bu bağlamda küçük-burjuva pasifistlerinin genel olarak “savaşa hayır” demeleri, savaşın insanlığı yok edecek bir gerçeklik oluşunu ortadan kaldırmıyor, engellemiyor. Savaş, ...

ABD Emperyalizmi Vietnam’da Nasıl Yenilgiye Uğratıldı

ABD askeri imkanları çok üstündü, tüm hava sahasını kontrol ediyorlardı ve ülkeyi bombalamak için sınırsız olanaklara sahiplerdi. Maliyetler yüksek olmasına ve Amerikan ekonomisini etkilemeye başlamasına rağmen, salt askeri açıdan konuşmak gerekirse, Amerikalılar Vietnam’da daha uzun yıllar kalabilirdi. Fakat işçi sınıfı ödemeyi reddederse, bu savaşı finanse etmek imkansızdı. Amerikan işçi sınıfı savaşmayı reddederse savaşı sürdürmek imkansızdı. Eğer hükümet bunu ihmal etseydi ve savaşı sürdürseydi, ABD bir devrimin eşiğine gelirdi. 1975’te, 28 yıllık savaştan sonra emperyalizm Vietnam’dan tamamen atıldı. Şimdi ABD emperyalizmi tekrar savaşa gitme tehdidinde bulunuyor. Bu sefer Irak’ta. Eğer savaş uzarsa, Amerikan işçi sınıfı bir kez daha onu durdurmanın vasıtası olacaktır.

İngiliz işçi sınıfı Hareketleniyor

İngiltere'de grevler son on üç yılın en üst düzeyinde seyrediyor. Belediye işçilerinin grevine bir milyondan fazla işçi katıldı ve kadınların katılımı daha önce görülmemiş boyuttaydı. Şimdi de yaklaşık 52 bin itfaiyeciyi kapsayan toplusözleşme görüşmeleri çıkmaza girmiş durumda....


22 Eylül 2002

Bilbao Gösterisinde Bask Polisinin Vahşi Saldırısı

Batasuna'nın yasaklanması, demokratik hakların ve temel özgürlüklerin kısıtlanmasında niteliksel bir adım anlamına gelmiştir. 15 Eylül cumartesi günü Bilbao sokaklarında görüldüğü gibi, işçi sınıfı ve gençliğin kazanımları olan, ifade, gösteri, örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkı ciddi bir saldırı altındadır.


15 Eylül 2002

Tek Ülkede Sosyalizm ve Merkezcilik

Tek ülkede sosyalizm sorunu, etrafında uzlaşmaz bir kamplaşmanın yaşandığı, koca bir tarihsel döneme damgasını vuran belki de en önemli sorundur. Yaklaşık yetmiş beş yıldır tartışılan bir sorun olmanın yanı sıra, Stalinizmin en önemli alamet-i farikası olması açısından da ayrı bir önem taşımaktadır. Çoklarının üzerinden atlanabilecek bir teorik konu olarak gördükleri bu sorun, devrimci Marksizmle Stalinizm arasındaki sınırın kilometre taşlarını döşemiş, takınılan tutuma göre izlenen politikalar ise dünya devriminin kaderini belirlemiştir.

Marksist TUTUM ana sayfa Yeniden yükle

e-broşürlerimiz

  • Mehmet Sinan
    Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi ...
  • Marksist Tutum
    Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
  • Elif Çağlı
    Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci ...
  • Elif Çağlı
    Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine ...
  • Mary Harris Jones
    İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını ...
  • Elif Çağlı
    Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
  • Elif Çağlı
    Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Örneğin günümüzde anarşizm daha ziyade burjuva karakterli unsurlar tarafından gelgeç bir radikalizm türü olarak benimsenip öğrenci hareketine yansıtılıyor. Özünde milliyetçi olan sözde bir anti-emperyalizmin çıkmaz ...
  • Marksist Tutum
    Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.

Kısa Okur Mektupları