Kitaplarımız

Our books

Kitaplarımız


Kadınların Mücadelesi, Mücadelenin Kadınları

Ezgi Şanlı

Komünist kadınlar, çalışkanlıkları, adanmışlıkları, içtenlikleri, cesaretleri, yetenekleri, ışıltılı zekâları ve yaşam sevinçleriyle sınıfın öncü kadınlarına ilham verirler. Sınıfsız bir toplum yaratma davasına emekçi kadının gücünü katarlar. Mücadeleleriyle yolumuzu aydınlatan komünist kadınların yaşamları bu gerçeğin somutlanışıdır.


15 Kasım 2004

İstanbul’da YÖK Eylemlerle Protesto Edildi

İstanbul Üniversitesinde Faşist Saldırı

1917 Ekim Devrimi inancımızı tazeliyor


10 Kasım 2004

Devrimci Marksist Teorinin Yeniden Üretimi

Gericilik dönemlerinde kopan ideolojik halkalar yeniden Marksizme bağlanmalıdır

Marksizmin kurucuları, içinde yaşadığımız çağı ve geçmiş toplumların gelişimini kavrayabilmemiz için bizlere bir yöntem öğrettiler: tarihin diyalektik-materyalist kavranışı. Marx ve Engels'in bu yöntemle bize öğrettikleri bir şey daha var: "her tarihi dönemde, var olan ekonomik üretim ve değişim biçimi ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak ortaya çıkan toplumsal örgütlenme, o dönemin siyasi ve düşünsel" dünyasını belirler. Marksizmin kurucularının sözlerini daha farklı ifade edersek: düşüncelerimizi belirleyen şey içinde yaşadığımız maddi dünyadır. Demek ki, sınıf mücadelesinin yükseldiği ve devrimci rüzgarların estiği bir dönemin düşünce dünyası ile bir yenilgi sonrası dönemin düşünce dünyası ve toplumsal-bireysel psikolojisi hiçbir zaman aynı değildir. Sınıf hareketinin alabildiğine dibe ...


8 Kasım 2004

Kahrolsun emperyalist paylaşım savaşı


3 Kasım 2004

İşçi Sınıfına Yönelik Saldırılar Eğitim Alanında da Sürüyor

Kuşkusuz öğrenci gençlik sınıfsal bir yekparelik oluşturmuyor. Kapitalizmin dört bir koldan yürüttüğü saldırılardan egemen sınıfın, burjuvazinin çocukları değil işçi sınıfının çocukları etkileniyor. Tuzu kuru sınıfların çocukları paralı üniversitelerde, en son olanaklardan sınırsızca yararlanarak eğitim görürken ve okul biter bitmez işleri onları hazır beklerken, işçi sınıfının çocuklarını hiç de parlak bir kader beklemiyor. Onların liselerde okumaları için bile ailelerinin belli bir gelir düzeyinde olmaları gerekiyor. Milyonlarca çocuk, salt bu nedenle ilköğretimi bitirir bitirmez kapitalizmin çarkları içinde dönmeye başlıyor. Aldıkları kötü eğitime rağmen, bin bir fedakârlıkla (dershane parası, kitap ve kırtasiye giderleri, yol parası, yemek parası) üniversiteyi kazananları da, ...

YÖK’e Karşı Mücadele, Onu Doğuran Toplumsal Yapıya Karşı Mücadeleden Ayrı Düşünülemez!

Kapitalist sistemde toplumsal yaşamın her alanı birbirine görünmez iplerle bağlıdır, hiçbir sorun bağımsız ve yalıtık olarak ele alınamaz. Bu temel gerçek kavranılmayıp YÖK’e karşı mücadele, sınıf mücadelesinden bağımsızlaştırıldığı ölçüde öğrenci gençliğin de bu sorunu aşma şansı olmayacaktır. En basit çerçeveden bakıldığında bile sorunun muhatabı sadece öğrenciler değil aynı zamanda eğitim emekçileridir. O halde kalkış noktası sorunun bu iki muhatabının bir araya gelerek mücadeleyi ortaklaştırmasından geçer


28 Ekim 2004

Kürt Halkına Karşı Yürütülen Savaşı Sorgulamak Yürek İster

–Uğur Yücel’in Yazı Tura filmi–

Bu topraklarda mücadele şiddetli geçiyor. Ve mücadelenin kızgın olduğu bu topraklarda sanat adına bir şeyler yapmak isteyenler eninde sonunda sistemle köklü bir sorgulama içerisine girmek zorundadır. Ne yazık ki, bu sorgulamayı olumlusundan halledip saflarını işçi sınıfının ve ezilen halkların yanında net bir şekilde belirleyen sanatçılara pek rastlayamıyoruz. Bu topraklarda yürüyen ve daha da geliştireceğimiz mücadele hâlâ yeni Nazım Hikmetler, yeni Yılmaz Güneyler bekliyor. Eninde sonunda kendi bağrından çıkartacaktır da!


22 Ekim 2004

Marksist gençliğin ateşini her yerde tutuşturalım!

Adalet mi bu, yoksa susmanın cezası mı?

Van’dan Merhaba

Pompalanan Üniversite Hayalleri


8 Ekim 2004

IMF ve Dünya Bankası’na Karşı Doğru Tutum

Devrimcilik adına, emekçi yığınlara dönük saldırıların tek sorumlusu olarak IMF-DB gibi kuruluşları kapitalist bütünlüğünden kopartarak öne çıkartmak büyük bir yanıltmacadır. Ne Türkiye’deki krizin tek sorumlusu IMF’nin dayattığı iktisadi politikalardır ne de işçi sınıfına dönük saldırıların sorumlusu tek başına IMF-DB’dir. Krizin esas sorumlusu kapitalist düzenin bizzat kendisidir ve krizin faturasını işçi sınıfına kesmeye çalışan da tekelci sermayenin ta kendisidir.

Sendikal hareket proletaryanın bilincinin dönüşmesiyle tekrar yükselecektir

Mücadele Kızışıyor!


1 Ekim 2004

Altı Trilyon Bana çıksa!

İş Güvenliği İçin Mücadele Etmeliyiz


29 Eylül 2004

Sosyal güvenlik saldırısı


22 Eylül 2004

Emperyalist Savaş ve Kitlelerdeki İç Dönüşümün Öyküsü: 1902 Doğumlular

Ernest Glaeser'in 1902 Doğumlular adlı romanı, savaş ve savaşta alınan tutumları, yığınlardaki değişimleri belgesel bir nitelikte anlatmaktadır. İşçi sınıfının Birinci Dünya Savaşı dönemindeki ruh halini, savaşa dair nasıl bir hazırlıksızlık içinde bulunduğunu ve bunda II. Enternasyonal reformizminin ve şovenizminin nasıl etkili olduğunu çarpıcı bir dille anlatan bu roman, bugünün genç kuşaklarının hafızalarının tazelenmesine katkıda bulunacaktır.


15 Eylül 2004

Sendikal Yasalarda Yeni Düzenlemeler

Yeni taslağın meclis gündemine ne zaman geleceğini ve taslaktaki değişikliklerin nasıl yasalaşacağını zaman gösterecek. Şurası açıktır ki, işçi sınıfının yasa değişikliklerine yönelik ısrarcı ve militan mücadelesi olmadığı sürece yasalarda işçiler lehine kalıcı düzenlemeler mümkün değildir. Son dönemde yapılan tüm değişiklikler sermayenin uluslararası sermayeyle entegrasyon sürecinin kopmaz bir parçası olarak gündeme gelmektedir.

TC’nin Kürt Halkına Karşı Savaşı Devam Ediyor

Anakara’da 12 Eylül Mitingi

Marksist TUTUM ana sayfa Yeniden yükle

e-broşürlerimiz

  • Elif Çağlı
    "Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek ...
  • Elif Çağlı
    "Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
  • Elif Çağlı
    Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık ...
  • Ezgi Şanlı
    Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ...
  • Mehmet Sinan
    Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi ...
  • Marksist Tutum
    Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
  • Elif Çağlı
    Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci ...
  • Mehmet Sinan
    Günümüz koşullarında Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı bu devlet ideolojisi, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek ...
  • Elif Çağlı
    Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
  • Utku Kızılok
    Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, ...
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine ...
  • Mary Harris Jones
    İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını ...
  • Elif Çağlı
    Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
  • Elif Çağlı
    Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Örneğin günümüzde anarşizm daha ziyade burjuva karakterli unsurlar tarafından gelgeç bir radikalizm türü olarak benimsenip öğrenci hareketine yansıtılıyor. Özünde milliyetçi olan sözde bir anti-emperyalizmin çıkmaz ...
  • Marksist Tutum
    Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.

Kısa Okur Mektupları