Kitaplarımız

Our books

Kitaplarımız


22 Şubat 2003

15 Şubat: Dünya ve Türkiye

Dünya halklarında savaş karşıtı eğilim hızla güçleniyor. 15 Şubat günü dünya çapında yapılan gösterilere12 milyon insan katıldı. 5 kıtaya yayılan 70 ülkede 600'den fazla kent ve kasabada insan kalabalıkları, kana susamış emperyalistlerin halkı savaş arabasına yedeklemek için yürüttüğü tüm çabalara rağmen sel olup aktı. Savaş karşıtı hareket, dünya tarihinde ilk defa bir savaş henüz başlamadan bu denli yükselmiş bulunuyor. Yeni bir tarihsel dönem açılmış durumda ve bu dönem, özellikle son on-yirmi yıldır dünya ölçeğinde dibe vurmuş olan sınıf mücadelesinin keskinleşmesiyle karakterize olacak. Tarihin treni hızlanıyor ve dünya çapında Marksist bir önderlik ihtiyacı daha da yakıcılaşıyor.

Fransız-Amerikan Çatışmasının Nedenleri ve Fransız Solunun Irak Savaşına İlişkin Politikası

Bu savaşa çeşitli nedenlerle muhalefet edilebilir. Chirac Fransız kapitalizminin çıkarlarını savunma umuduyla şu an için muhalefet ediyor. Fransa’daki silah üreticileri 1991’deki savaşa karşı çıkmışlardı, çünkü Saddam Hüseyin onların en iyi müşterilerinden biriydi. Fakat savaşa karşı sosyalist –ya da komünist– bir muhalefet, emperyalist savaşların asıl nedeni olan kapitalist sistemin temellerine saldırmalı ve tüm ülkelerin muazzam ekonomik ve kültürel kaynaklarını insanlığın yararına bir araya getirebilecek, savaşlara ve kapitalizmin diğer bütün felâketlerine nihai olarak son verecek olan bir uluslararası sosyalist devletler federasyonunun yaratılması için emek harcamalıdır.


8 Şubat 2003

İran Devrimi

Devlete hakim olan sivil-asker Kemalist bürokrasi, yıllardır devam eden ayrıcalıklarını laiklik kisvesi altında savunuyor. Laikliği siyasal bir üst-kimlik olarak kullanan ve söz konusu yapısal değişimlerle siyasal egemenliğini yitireceğini bilen Kemalist bürokrasi çığlığı basıyor: Laiklik elden gidiyor, Türkiye yeni bir İran olabilir! Bu bağlamda, siyasal İslâmın şekil değiştirdiği ve şeriat İran’ının parçalanma sürecine girdiği bir dönemde, İran devrimini incelemek önem kazanıyor. Olayları tarihsel materyalist bir anlayışla incelemek ve İran’ın tarihsel gelişimini, o dönemin sosyal-siyasal koşullarını anlamak gerekir. Bu, İran’da şeriatın ne gibi koşullarda ortaya çıkan bir fenomen olduğunu ve Türkiye’de neden şeriatın hakim olamayacağını tarihsel bir perspektifle ortaya koyacaktır.

2003 Dünya Sosyal Forumu:

Değişime Duyulan Açlık Lastik Duvara Çarptı

2003 Porto Allegre DSF’si gibi olaylara bakan aktivistler gereken tüm sonuçları çıkarmalıdırlar. Yarım tedbirler bu gibi durumlarda faydasızdır. Gerekli olan, dünya çapında işçi sınıfının ve gençliğin en iyi güçlerini gerçek bir sosyalist program etrafında bir araya getirmektir. Bu şimdi her zamankinden daha acil bir görev haline gelmektedir.

Irak’a Karşı Emperyalist Savaş Üzerine Manifesto

In Defence of Marxism’in Irak’a Karşı Emperyalist Savaş Üzerine Manifestosu

Savaşa karşı mücadele etmeliyiz, ama bunu doğru yöntemlerle, doğru taktiklerle ve doğru politikalarla yapmalıyız: yani işçi hareketinin taktikleriyle, dünya emperyalizmine karşı mücadeleyi yurtiçinde ve yurtdışında toplumun sosyalist dönüşümü perspektifiyle ilişkilendiren sosyalizmin ve enternasyonalizmin politikalarıyla.


22 Ocak 2003

İmparatorluk Yoktur

Toni Negri’nin Düşüncelerinin Bir Eleştirisi

Toni Negri’nin (Michael Hardt ile birlikte yazdıkları) kitabında açıkladığı düşünceler, Marksizm kılığına bürünerek Marksizmin özünü reddetme arzusundaki akımlar içinde oldukça moda haline gelmiştir. Napoli’den (İtalya) yazan Pietro Di Nardo’nun bu kitap hakkındaki eleştiri ve inceleme yazısını yayınlıyoruz. Yazar, Negri’nin düşüncelerindeki çelişkilere dikkat çekiyor ve Marksizmin her zaman olduğu gibi bugün de geçerli olduğuna işaret ediyor.


15 Ocak 2003

Dövüşenler Ölenlerin Tutmaz Yasını!

no58_arka_ic.jpg

Ocak ayı vesilesiyle ölümlerini andığımız tüm bu büyük devrimcilerin mirası bizim geleneğimize, yani devrimci Marksist, ya da bir başka deyişle enternasyonalist komünist geleneğe aittir. Onlar bize aittir ve onları hem düşmana karşı, hem de sahiplenir görünen, ama gerçekte onların mirasının ...

Aklın İsyanı

Marksist Felsefe ve Modern Bilim

ai.png

Marksizmin felsefesi olan diyalektik materyalizmin gözden geçirilmesiyle işe başlıyoruz. Bu temel önemdedir, çünkü Marksizmin yöntemidir. Tarihsel materyalizm, bu yöntemin, insan toplumunun gelişiminin incelenmesine uygulanışıdır; emek-değer teorisi, aynı yöntemin ekonomi alanına uygulanmasının ...

Tek Çözüm Kıbrıslı Rum ve Türk İşçilerin Birleşik ve Ortak Mücadelesinden Geçiyor

Bir yandan kapitalizm Türk ve Yunan işçileri yoksulluk ve işsizliğe iterken, bir yandan da burjuvazi sömürüyü ve kendi kârlarını artırmanın yollarını buluyor. İşçiler kendi sendikaları ve sol partileri aracılığıyla mücadelelerini birleştirmelidirler. Sorunlara kalıcı bir çözüm ancak Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs'ın Sosyalist Federasyonuyla gelecektir. Böylece düşmanlığa, bölünmeye ve çatışmalara yol açan nedenler nihai olarak ortadan kaldırılacaktır.


8 Ocak 2003

Solcu Lafazanlık

Sendikaların, sendikalı işçilerin ya da sendikal işleyişin, içinden geçilen dönemde ne durumda olduğunu saptamak, belli ayrımlara, farklılıklara işaret etmek üzere, çeşitli kavramları öne çıkartmak, ve buradan işçi örgütlerinde mücadele etme gereğine dönük sonuçlar çıkartmak başka bir şeydir, aynı kavramlara dayanarak sendikalar içinde devrimci komünist bir faaliyeti reddetmek ise bambaşka bir şey. Birinci tutum mücadeleden korkmayan devrimci proleter bir tutum iken, ikincisi mücadeleden kaçan küçük-burjuva bir tutumdan başka bir şey değildir.

Lenin ve Emperyalist Savaş

Barış için pasifist iç çekişlerle emperyalist savaşa karşı mücadele vermek mümkün değildir. “İşçi sınıfını aldatma yollarından biri de pasifizm ve soyut barış propagandasıdır. Kapitalizm altında, özellikle de onun emperyalist aşamasında, savaşlar kaçınılmazdır.” Emperyalistler tarafından kararlaştırılan bir barış, ancak yeni bir savaştan önceki soluklanma dönemi olabilir. Yalnızca savaşa ve savaşı üreten emperyalizme karşı devrimci bir kitle mücadelesi, gerçek bir barış sağlayabilir. “Bir dizi devrim olmaksızın, sözde demokratik barış bir orta sınıf ütopyasıdır.” Pasifizmin uyuşturucu ve zayıflatıcı yanılsamalarına karşı mücadele, Lenin’in kuramındaki en önemli unsurdur. Lenin “kapitalizm altında apaçık bir ütopya olan silahsızlanma” talebini, özel bir düşmanlıkla reddeder.

Tek Ülkede Sosyalizm

1905

1905.png

1905 Rusya’sı, 2000 yılında hâlâ demokrasiye geçişi tartışan Türkiye’deki okuyucuya çok tanıdık gelecektir. Burjuvazinin ödlekliği, küçük burjuvazinin kararsızlığı, önderlikten yoksun işçiler, gericiliğin iktidarı elden kaçırma korkusuyla ve günü kurtarma güdüsüyle izlediği dargörüşlü ...

Lenin'den Sonra Üçüncü Enternasyonal

Komintern Program Taslağının Eleştirisi

lsue.png

"Bu kitap, birbirlerinden bağımsız olmakla birlikte ayrılmaz bir bütünlük oluşturan dört bölümden oluşmaktadır: Çalışmanın bütünü Komünist Enternasyonal’in temel sorunlarına adanmıştır ve Komünist Enternasyonal’in faaliyetlerinin bütün yönlerini, programını, strateji ve taktiklerini, ...


1 Ocak 2003

Aşamalı Devrim mi, Proleter Devrim mi?

1917 Rus Devrimlerinin üzerinden seksen altı yıl geçmiş bulunuyor. Ne var ki, Marksist olduğu iddiasını taşıyanların büyük bir bölümünün bu dersleri yeterince dikkate aldıklarını ya da özümsediklerini söylemek biraz güç görünüyor. Bugün de devrimci hareketteki bölünmelerin hatırı sayılır bir kısmı bu konu üzerinden yaşanıyor. Bu nedenle devrim perspektifleri konusu, özel önem verilmesi gereken bir konu olmaya devam ediyor.

Savaş Tamtamları Çalınırken

petrol-amerika.jpg

Burnumuzun dibinde işçi ve emekçilerin birbirlerine kırdırılacağı bir emperyalist savaşın tamtamları çalınırken, Türkiye de alt-emperyalist hesaplarla bu savaşa müdahil olmaya hazırlanıyor. Elif Çağlı bu yazısında bir yandan Türkiye'nin şu anda içinde bulunduğu politik atmosferi irdeleyerek ...

When War Drums Are Beaten

One should never be misled by the cheap heroism of the Turkish bourgeoisie - its government, official opposition, organisations of capital, General Staff - that gives a false impression of anti war attitude. There cannot be a common point between the genuine anti war attitude of the overwhelming majority of the working class and toiling masses and the attitude of bourgeoisie. Because their problem is not their conscience but wallets. What troubles them is not mutual massacring of sons of poor people but whether they will profit from the adventure of war they will set out. Now the Turkish bourgeoisie comparatively reckons the loss and profit in case of both giving and not giving support to war in Iraq. So the prospect of an imperialist war exposes the disgusting face of capitalism in a ...

Marksist TUTUM ana sayfa Yeniden yükle

e-broşürlerimiz

  • Mehmet Sinan
    Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi ...
  • Marksist Tutum
    Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
  • Elif Çağlı
    Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
  • Elif Çağlı
    Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine ...
  • Mary Harris Jones
    İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını ...
  • Elif Çağlı
    Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
  • Elif Çağlı
    Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Örneğin günümüzde anarşizm daha ziyade burjuva karakterli unsurlar tarafından gelgeç bir radikalizm türü olarak benimsenip öğrenci hareketine yansıtılıyor. Özünde milliyetçi olan sözde bir anti-emperyalizmin çıkmaz ...
  • Marksist Tutum
    Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.

Kısa Okur Mektupları

Tarihte Bu Ay